Geri Anasayfa

Detay

Memleket Hikâyecisi Refik Halit Karay'ın "Yatık Emine" Adlı Hikâyesi Üzerine Bir Tahlil Denemesi
(An Analysis Essay On The Story "Yatık Emine" By The Narrator Of Country Stories, Refik Halit Karay )

Yazar : Arif ÖZGEN    

Türü : Telif

Baskı Yılı : 2011

Sayı : Volume 6 Issue 3

Sayfa : 1995-2011

Doi Number : 10.7827/TurkishStudies.2567

Bu eserin tam metnini indirmek için tıklayın

Özet
Refik Halit Karay (1888-1965) Türk hikâyeciliğinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Yazar bu önemi, Anadolu insanının psikolojisini, yaşayışını ve hayat karşısındaki duruşunu, tüm bunlarla birlikte Anadolu coğrafyasının imkân ve imkânsızlıklarını hikâyelerinde etkili bir gözlem gücü ile işlemiş olmasıyla kazanmıştır. Sürgün yılları (1913-1918) sırasında gezdiği Sinop, Çorum, Ankara ve Bilecik’te tanıdığı coğrafyayı ve bu coğrafyanın insanlarını “Memleket Hikâyeleri” adlı eserinde derinlemesine yansıtmış, Türk hikâyeciliğini İstanbul dışına çıkarma konusundaki öncülerden biri olmuştur. Yazar, o yıllara kadar birkaç hikâyenin dışında hikâyeciliğimizde yeteri kadar yer bulamayan Anadolu’yu, farklı bir soluk ve bakış açısının yanı sıra özgün bir üslûp ve sade bir Türkçe ile hikâyelerine taşımıştır. Bu çalışmanın amacı, sözünü ettiğimiz “Memleket Hikâyeleri” adlı eserin içerisinde yer alan ve yazarın edebî anlayışını önemli ölçüde karakterize eden Yatık Emine adlı hikâyeyi, “Hikâyenin Muhtevası”, “Hikâyenin Yapısı” ve “Hikâyenin Dili, Anlatım Tarzları ve Üslûbu” olmak üzere üç ana başlık altında incelemektir.

Anahtar Kelimeler
Memleket Hikâyeleri, Yatık Emine, muhteva, yapı, dil.

Abstract
Refik Halit Karay (1888-1965) has a quite important place in Turkish storytelling. Narrator has gained this importance by working on Anatolian people’s psychology, way of living and standing against the life, and all together possibilities and impossibilities of the geography of Anatolia in his stories with an effective ability of observation. He has reflected the land and its people in-depth that he became acquainted with in Sinop, Corum, Ankara and Bilecik, where he travelled through during his exile (1913-1918), in his piece of work “Memleket Hikâyeleri”, and he has became one of the pioneers on taking Turkish storytelling out of Istanbul. The narrator has included Anatolia, which has not found enough place in our storytelling except for a few stories till those years, into his stories with a unique wording and pure Turkish as well as a different sound and point of view. The aim of this paper is to analyze the story Yatık Emine, which takes place in the aforementioned piece of work “Memleket Hikâyeleri” and characterizes the narrators literary understanding significantly, under three main headlines: “Content of the Story”, “Structure of the Story” and “Language, Narration Styles and Wording of the Story”.

Keywords
Memleket Hikâyeleri, Yatık Emine, content, structure, language.