Geri Anasayfa

Detay

Dünden Bugüne Türkiye’nin Suriye ve Ortadoğu Politikası
(The Middle East and Syria Policy of Turkey From Past to Present )

Yazar : Şerif DEMİR    

Türü : Telif

Baskı Yılı : 2011

Sayı : Volume 6 Issue 3

Sayfa : 691-713

Doi Number : 10.7827/TurkishStudies.2275

Bu eserin tam metnini indirmek için tıklayın

Özet
Osmanlı Devleti’nin yıkılmasıyla birlikte yerine pek çok devlet kuruldu. Osmanlı’nın devamı olan Türkiye ile Osmanlı’nın mirasçılarından Suriye aynı coğrafyada uzun süreden beri komşuluk yapıyorlardı. Fakat Türkiye ile Suriye ilişkileri hiçbir zaman sağlıklı bir temel üzerine inşa edilmemiş, uzun süreli bir dostluk düzeyine ulaşmamıştı. Söz konusu ilişkilerde sürekli gerginlik, çatışma ve karşılıklı güvensizlik hâkim oldu. Türkiye I. Dünya Savaşı sonrası, verdiği ulusal mücadele ile bağımsızlığını kazanırken Suriye uzun bir süre Fransız Mandası altında kaldı. Suriyeliler bir yandan bağımsızlıkları için çaba gösterirken diğer taraftan toprak bütünlüğü için büyük bir gayret içine girdiler. I. Dünya Savaşı’nda Arapların İngilizlerle işbirliği yapmasını Türkiye, 1939’da Hatay’ın Türkiye’ye katılmasını ise Suriye kabullenemedi. Bu olaylar Türkiye ile Suriye ilişkilerinde ki güvensizlik ortamının zeminini oluşturdu. II. Dünya Savaşı sonrası uluslararası gelişmeler, Türkiye ile Suriye’yi tekrar karşı karşıya getirdi. Türkiye ABD’nin öncülüğünü yaptığı Batı dünyasıyla ilişkiler kurarak bunları geliştirirken, Suriye Sovyetler Birliği’ne yakın politikalar izledi. Türkiye Bağdat Paktı’na öncülük ederek Ortadoğu’da bir ittifak kurmaya çalışırken, Suriye Mısır’ın öncülüğünde alternatif bir ittifak oluşturma gayretine girdi. Türkiye ve Suriye ilişkileri o kadar bozuldu ki 1957’de her iki ülke savaşın eşiğine kadar geldi. Türkiye’nin Kıbrıs meselesinde, uluslararası platformda Batılı müttefiklerince yalnız bırakılması, Türkiye’yi dış politikada yeni arayışlara itti. Bunun sonucu olarak 1967 ve 1973 Arap-İsrail Savaşları’nda Türkiye Arapların tarafında yer aldı. Bu durum Türkiye – Suriye İlişkilerini geliştirse de uzun süreli ve kalıcı bir barış ortamı sağlanamadı. Zira Suriye’de Hafız Esad Yönetimi’nin Arap milliyetçiliğini ön planda tutan politikaları iki ülke ilişkilerinde barışın umutlarının yeşermesine engel oldu. 1980’li yıllarla birlikte Türkiye-Suriye arasında su ve terör sorunu ortaya çıktı. Bu kavga 1998’e kadar devam etti. Neticede Suriye’nin bir şekilde terörü desteklemekten vazgeçmesi ve Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad’ın yerine Beşar Esad’ın geçmesi iki ülke ilişkilerinde yeni bir sayfa açtı. Bugün Türkiye ve Suriye, dostluk ilişkilerini karşılıklı jestlerle tarihte görülmemiş bir seviyeye getirdiler.

Anahtar Kelimeler
Türkiye, Suriye, Ortadoğu, Uluslararası, Arap, ABD

Abstract
With the collapse of the Ottoman Empire, many states were established. Turkey, the continuation of Ottoman, and Syria, the heirs of the Ottoman Empire had long been the neighborhood in the same geographical area. However, the relations between Turkey and Syria had never been built on a healthy foundation and had not reached the level of long-term friendship. The constant tension in the relations had been dominated by conflict and mutual distrust. Whereas Turkey won its independence with the national struggle after World War II, Syria remained under the French Mandate for a long time. On the one hand, Syrians strove for independence, and on the other hand, they made a great effort for the territorial integrity. Turkey could not accept the British co-operation of the Arabs in World War II and Syria could also not accept that Hatay joined in Turkey in 1939. These events created the ground for insecurity in the relations between Turkey and Syria. The international developments in post-World War II brought Syria and Turkey confronted again. While Turkey established relationships with the Western world led by the United States and developed these, Syrian followed policies close to the Soviet Union. Whereas Turkey tried to form an alliance in the Middle East by leading to Baghdad Pact, Syria made effort to create an alternative alliance under the leadership of Egypt. Those relations with Turkey and Syria broke down so much that both countries came to the brink of war in 1957. That Turkey was left alone in the Cyprus issue by its Western allies in the international platform led Turkey to new searches in its foreign policy. As a result, in 1967 and 1973 Arab-Israeli wars, Turkey sided with the Arabs. Although this case developed Turkey - Syria Relations, it could not be made the long-term and lasting peace. Because, the policies of Hafez al-Assad Authority which gave priority to Arab nationalism in Syria hampered the hopes of peace in the relations between the two countries. In 1980s, the terrorist and water problem appeared between Turkey and Syria. The feud continued until 1998. A new page in the relations between the two countries opened as a result of fact that Syria gave up supporting terrorism and Bashar al-Assad supplanted the Syrian President Hafez Assad. Today, Turkey and Syria brought their friendship relations to an unprecedented level in history by the mutual gestures.

Keywords
Turkey, Syria, Middle East, International, Arab, U.S.A