Geri Anasayfa

Detay

OSMANLI YEREL İPEK ÜRETİMİNİN İTHAL İRAN İPEĞİ KARŞISINDAKİ DURUMU PROBLEMİ
(THE PROBLEM OF THE STATUS OF LOCAL OTTOMAN SILK PRODUCTION VIS-A-VIS IRANIAN SILK )

Yazar : Hüsnü YÜCEKAYA    

Türü : Telif

Baskı Yılı : 2018

Sayı : Volume 13 Issue 24

Sayfa : 339-349

Doi Number : 10.7827/TurkishStudies.14513

Bu eserin tam metnini indirmek için tıklayın

Özet
Osmanlı İpekçiliğinin İran ithalatı ile başladığı bilinmektedir. İran’da üretilen ipek kozaları genelde ham olarak Osmanlı Devleti’ne getirilmekteydi. Amasya ve Bursa gibi şehirlerde, bir kısım işlemlerden geçirilerek Avrupa’ya ihraç edilmekteydi. Burada araştırılması gereken en önemli husus, İran’dan ithal ikame olarak temin edilen ipeğin yerel üretimine ne zaman başlandığı ve bu üretimin zaman içinde değişen boyutudur. Bu durumun hiç sorgulanmamış olması ilginçtir. Konu ile ilgili genel kanaat, İran ipeğine bağlılığın ilanihaye devam ettiğidir. İpeğin, Osmanlı İran ilişkilerinde stratejik bir emtia olarak kullanıldığı dönemler bilinmektedir. Bu durum İpekyolu güzergâhında 1650’lerden itibaren, derin sarsıntılara neden olmuştur. Siyasi olayların sebep olduğu bu iktisadi hercümerç karşısında, Osmanlı idarecilerinin ve imalatçılarının gerekli tedbirleri almadığını varsaymak hatalı olacaktır. Bu çalışma iki merhalede ele alınmıştır. İlk olarak mevzunun problem olarak takdim edilmesinin nedenleri üzerinde durulmuştur. Ardından, Osmanlı devletinde önemli ipek üreticisi şehirlerden biri olan Amasya’ya odaklanılmıştır. Osmanlı arşiv belgelerinde, Amasya ipek üreticiliğine dair ilk bilgi, 1712 yılına ait bir arşiv vesikasında geçmektedir. Bir prototip mahiyetinde Amasya şehrine ait şer’iyye sicilleri, 1500’lü yıllardan itibaren taranmıştır. Özellikle 1770-1880 yılları arasında bulunan siciller belli zaman periyotlarıyla incelenmiştir. Bir miras dökümü ve taksimi tutanakları olan tereke kayıtlarında; ipek üretiminin yapıldığı dut bağları, böcekhane kayıtları, ham koza ve ipekli kumaşlar belirtilmektedir. Elde edilen sonuçlar, daha önceki ve sonraki dönemlerle kıyaslanmıştır. Yapılan bu çalışma 1700 yılları öncesi Amasya havalisi ipek üreticiliğine bir projeksiyon sunsa da, bu dönem henüz yeterli oranda berraklaşmamıştır. Ancak yürütülen araştırma sonucunda 1700 yılları sonrası büyük oranda ortaya çıkmıştır. 1750’li yıllardan itibaren ipekçiliğin yapıldığı dut bağlarının sayısının ve değerinin her geçen gün yükseldiği görülmektedir. Çalışmanın ikinci kısmında ise belirtilen şehir örnekleri üzerinden hareketle Osmanlı ipekçiliğinin, boyutu ile ilgili bir problem mahiyetini alan, husus üzerine bazı tahlillerde ve önermelerde bulunulmuştur. Bir örneklem mahiyetinde Amasya şehri ölçeğinde nispeten berraklaşan durum diğer önemli ipek üreticisi şehirlerde de yürütülürse Osmanlı ipekçiliğinin serencamı ortaya çıkacaktır.

Anahtar Kelimeler
osmanlı ipekçiliği, Amasya ipekçiliği, ipek yolu, Akdut

Abstract
It is known that Ottoman sericulture started with Iranian imports. Being processed in such cities as Amasya and Bursa they were exported to such centers as Aleppo and Bursa and to Europe. The first of the important questions that need to be researched at this point is when the local production of the silk that was supplied from Iran in the form of import substitution began and how this production changed over time. This study is handled in two stages. Firstly, the focus is directed on Amasya, one of the major silk producing cities in the Ottoman Empire. In Ottoman archival documents, the first document on silk production in Amasya was recorded in 1712. As a prototype, the Islamic court registers of the city of Amasya is reviewed from 1500s onward. Especially the registers dating from between the years of 1750 and 1900 was examined in decade-long periods. In registers of inherited estates, in reports of division of inheritance, mulberry fields, records of silkworm breeding houses, raw cocoons and silk fabrics are noted. As a result of this research, although it is not known before the year 1700 in Amasya region, silk production became definite after these years. The statistical data of the acquired results will be compared with previous and later periods. In the second part of the study, based on the indicated cities, some analyses and propositions on the problem of the size of Ottoman sericulture was made. If the situation that becomes relatively clarified in the context of the city of Amasya as a sample is conducted for other silk-producing cities, then the overall picture can be revealed more clearly.

Keywords
Ottoman silk, Amasya Silk, Silk Road, Morus Alba