Geri Anasayfa

Detay

İSLAMOFOBİNİN TARİHSEL KÖKENLERİ VE NEDENLERİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

Özet
İslam dinine ve Müslümanlara karşı bir akım haline gelen ve “İslam korkusu” olarak tanımlanan İslamofobi, bugün küresel düzeyde dünyayı tehdit eden bir hastalık haline gelmiştir. İslamofobi, başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere Batılı ülkelerin iç ve dış politikalarında kullanılan ayrımcılık, ötekileştirme yöntemi olarak uluslararası alanda kullanılmaktadır. Tek tip bir İslamofobiden bahsetmek mümkün değildir. Hindistan’da, Tayland’da, Çin’de, Kıta Avrupası’nda, Amerika Birleşik Devletleri’nde İslamofobi uygulamaları görülmektedir. Nedenler farklı olsa da ortak nokta İslam korkusu-İslam düşmanlığıdır ve her geçen gün batı demokrasilerinde İslamofobi artmaktadır. İslamofobi 11 Eylül 2001 saldırıları ile artmış ve Batılı devletlerin dış politikalarının merkezine oturmuştur. Bu tarihten sonra Batılı ülkelerde Müslümanlar, o ülkenin kendi vatandaşları dahi olsa ayrımcılığa uğramışlardır. Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere, Batı dünyasında Müslüman göçmenler ve mültecileri hedef alınmış, dışlanmış ve ötekileştirilmiştir. İslamofobi odaklı Batı siyasetinin sonucunda Avrupa’da hoşgörüsüz, ırkçı, milliyetçi sağ partiler ortaya çıkmış ve güçlenmişlerdir. Bu durum böyle devam ederse dünya barışı tehlikeye girecek ve Huntington’un “Medeniyetler Çatışması” tezi haklı çıkacaktır. Son yıllarda iyice artan İslamofobinin sebep olduğu aşırı sağ ve ırkçı hareketler dünya genelinde hızla güç kazanmaktadır. Bu çalışma, dünya barışını tehdit eden İslamofobinin tarihsel ve siyasal kökenlerini inceleyerek, İslamofobinin nedenlerini tespit etmek; ayrıca İslamofobiyle mücadelede ne tür yöntemlerin kullanılması gerektiğinin tespitini yapmayı amaçlamaktadır.

Anahtar Kelimeler
İslamofobi, Ayrımcılık, Hristiyanlık, Göç, Ötekileştirme.