Geri Anasayfa

Detay

Türk Modernleşmesinin Misyon ve Pratiğine Karşı Necip Fazıl’ın Poetik İtirazı

Özet
Necip Fazıl şiirinin temel belirleyicilerinden olan korku, yalnızlık, ölüm ve çile gibi imgeler, kurduğu şiiri poetik olarak modernleşme sürecine karşı şairin oluşturduğu psikoz olarak tanımlanabilir. Türk edebiyatının Tanzimat’la birlikte batılılaşma evresine geçişi ve Cumhuriyet dönemi tek parti uygulamalarıyla gittikçe artan ve genişleyen Avrupaîleşme politikası, dönemin birçok yazar ve şairini etkisine almakla birlikte, bu etkiye karşı tedbirli ve tepkili yaklaşan grubun oluşumuna da zemin hazırlamıştır. Necip Fazıl’ın Abdülhakîm Arvâsî ile tanıştıktan sonra yaşadığı zihinsel dönüşüm ise Türk batılılaşmasına ve tek parti uygulamalarına edebî ve politik zeminde itirazın temel sebebidir. Modenleşmenin güçlü bir şekilde hüküm sürdüğü bir evrede Kısakürek’in fevrî icraatlara yönelik entelektüel tepkisi, korku imgesinin oluşumuna sebebiyet verir. Çünkü modernleşen hayatın geleneksel ve kültürel olan ne varsa “yeni” kavramı altında bozguna ve yıkıma uğratması, muhafazakâr bir düşünceye sabit olan ve ilhamını kültürel ve geleneksel köklerinden alan yazarı bu bağlamda rahatsız etmektedir. Bu rahatsızlığı şiirlerinde ve edebî yazılarında sıklıkla kullanan Necip Fazıl, buna karşı oluşturduğu poetik söylemde; Çile, Karacaahmet gibi melankolik, kasvetli ve ölüm duygusunu hâkim kılan kelime başlıklarıyla kendini bulur, bu ise ethosun pozitivist ve maddeci yörüngede güçlenmesine karşı şairin oluşturduğu metafizik ruh halini ifade eder. Bu makalede Avrupaîleşme güdüsüyle oluşturulan maddeci ve pozitivist edebiyata muhafazakâr direnç gösteren Necip Fazıl’ın modernleşmeye karşı oluşturduğu psikoz üzerinde durulacaktır.

Anahtar Kelimeler
Necip Fazıl, korku, modernleşme, Çile, Tanzimat